Gün geçtikçe ilişkileri tuhaflaşan bir tabloyla karşı karşıyayız: kamu ihalelerini alan ana oyuncular, yapacakları altyapı projelerini finanse etmek için kredi geliştirici süreçlerle hareket ediyor. Yolların temel atma törenleri ve işletme-hizmet modelinde devlet, bu süreçleri sık sık destekliyor, hatta bazı kredilerin garanti edilmesini sağlıyor. Bu bağlamda Limak Holding’in Antalya-Alanya otoyolu için toplanan 1.7 milyar Euro’luk finansman için düzenlenen Finansal Kapanış Töreni büyük yankı uyandırdı. Törene Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu katılırken, törensel nitelikteki bu etkinlikler tabloya yeni bir boyut kattı.

Maliye Bakanlığı ile birlikte özel sektör kredileri için kamu desteği meselesi yeniden gündeme geliyor. AKP iktidarı, köprü ve otoyolları yap-işlet-devret modeliyle özel şirketlere devrediyor; bu süreçte şirketler çoğu zaman hazine garantili kredilerle finansman sağlıyor. Böylece yatırımcılar kendi bütçelerinden para harcamadan yol yapma avantajını elde ederken, devlet garantileriyle bu yatırımlar destekleniyor. Şimdi bu mekanizmaya “Finansal Kapanış Töreni” gibi etkinlikler de eklenmiş durumda. Şirketler için finansmanı sağlayan banka tarafı ve yetkililer, törende bir araya geliyor; bu durum, basın açıklamaları ve kamu kurumlarının katılımıyla bir arada yürütülen bir iletişim hareketi haline geliyor.

Finansmanın kimlerden geldiği ve paydaşlar konusunda Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir’in ifadeleri dikkat çekiyor. 1.7 milyarlık kredi için 14 kurumdan oluşan finansman konsorsiyumunun %87’sinin yabancı sermayeli finans kuruluşlarından meydana geldiğini belirtiyor. Özdemir, yatırım süresince yaklaşık 9 bin kişilik istihdam yaratılacağını ve bunun bölge ekonomisi ile kalkınmayı olumlu yönde destekleyeceğini vurguluyor. “Yatırım dönemi bölge halkına doğrudan can suyu olacak.”

YİD üzerinden 23 yılda gerçekleşen yatırımlar konusunda ise Ankara Resim ve Heykel Müzesi’nde yapılan konuşmada Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, son 23 yılda bugünün parasıyla 91 milyar dolar değerinde yap-işlet-devret projesinin hayata geçirildiğini belirtti. Kredi veren kurumlar arasında Çin, Suudi Arabistan, Kuveyt, Almanya ve Yunanistan merkezli finansal kuruluşlar da yer alıyor; toplamda 14 uluslararası ve 6 yerli finans kuruluşu bu süreçte rol aldı. Uraloğlu, talep edilen finansmanın iki katından fazla olduğunu vurgulayarak sürecin bu yönünü öne çıkardı.