DOLAR 44,3346 0.01%
EURO 51,3419 -0.05%
ALTIN 6.401,46-3,28
BITCOIN 3119320-0,22%
İstanbul

HAFİF YAĞMUR

  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
M-Çiçeği Virüsü ve Korunma Yöntemleri: Prof. Dr. Rahmet Güner’in Değerlendirmesi
  • Gazete Köşesi
  • Sağlık
  • M-Çiçeği Virüsü ve Korunma Yöntemleri: Prof. Dr. Rahmet Güner’in Değerlendirmesi

M-Çiçeği Virüsü ve Korunma Yöntemleri: Prof. Dr. Rahmet Güner’in Değerlendirmesi

ABONE OL
22 Ağustos 2024 13:00
M-Çiçeği Virüsü ve Korunma Yöntemleri: Prof. Dr. Rahmet Güner’in Değerlendirmesi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ankara Şehir Hastanesi’nden M-Çiçeği Virüsü Değerlendirmesi

Ankara Şehir Hastanesi'nden M-Çiçeği Virüsü Değerlendirmesi

Ankara Şehir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Rahmet Güner, Afrika’da ortaya çıkan ve Sağlık Bakanlığı tarafından ‘M-Çiçeği’ veya ‘Mpox’ olarak adlandırılan virüs hakkında önemli bilgiler paylaştı. Prof. Dr. Güner, M-Çiçeği virüsünün ilk kez 1958 yılında tespit edildiğini belirterek, “Virüs, laboratuvara gönderilen maymunlarda keşfedildiği için maymun çiçeği olarak adlandırılmıştır. Ancak daha sonra yapılan araştırmalarda virüsün sadece maymunlardan değil, aynı zamanda kemirgenlerden de bulaşabileceği anlaşılmıştır. Bu sebeple, virüsün ismi değiştirilerek ‘M-pox’ veya ‘M-çiçeği’ hastalığı olarak anılmaya başlanmıştır. İlk insan vakası ise 1970’li yıllara dayanmaktadır.” dedi.

Virüsün Alt Tipleri ve Ölüm Oranları

Prof. Dr. Güner, M-Çiçeği virüsünün iki farklı alt tipi olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

  • Orta Afrika Tipi: Bu tipte ölüm oranı daha yüksek, ancak bağışıklık sistemi güçlü olan bireylerde fatalite oranı binde 1 civarındadır.
  • Batı Afrika Tipi: Bu alt tipte ölüm oranı daha düşüktür.

Güner, hastalıktan korunmak için kişisel hijyene dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Bulaşma riski, yakın temas ve uzun süreli etkileşimle artmaktadır. Bu nedenle, temasta bulunduğumuz kişilere dikkat etmemiz ve hijyen kurallarına uymamız önemlidir.” şeklinde konuştu.

Pandemi Deneyimi ve Bulaşma Riski

Prof. Dr. Güner, geçmişte yaşanan pandemi deneyimlerinden dolayı toplumda bir kaygı oluştuğunu kabul ederek, “Ancak burada durum çok farklı. Covid-19 pandemisindeki gibi bir yayılma beklenmemektedir. M-Çiçeği virüsü, özellikle döküntüler nedeniyle daha belirgin belirtiler gösterdiğinden, bulaşma riski de daha düşük olacaktır.” dedi.

Temas Önlemleri ve Hijyen

El hijyenine önem verilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Güner, “Temas önlemlerine dikkat etmeliyiz. Seyahat eden, döküntü veya ateş öyküsü olan kişilerle mesafeli durmak, korunmamız için yeterlidir.” dedi. Ayrıca, “2022’deki bulaşların büyük çoğunluğu korunmasız ve uzun süreli cinsel temastan kaynaklanmıştı. Ancak şu anda durum biraz daha farklı görünüyor. Hastalığın tanısı, döküntülerdeki sıvı örneği ile PCR testleri aracılığıyla doğrulanabiliyor.” diye ekledi.

Aşı ve Antiviral Tedaviler

Prof. Dr. Güner, sınırlı gruplara önerilen bir aşının mevcut olduğunu belirterek, “Bu aşı zamanla gündeme gelebilir. Ayrıca, etkili bir antiviralin varlığı söz konusudur. Ancak şu aşamada bu ilaç tüm hastalar için kullanılabilir durumda değildir. Daha çok semptomatik tedavilere yönelmek gerekmektedir. Örneğin, hastanın ateşi varsa ateş düşürücü, kas ağrıları varsa ağrı kesici kullanmak ön plana çıkmaktadır.” dedi.

Hastalığın Yayılımı ve Seyahatler

Afrika’dan Türkiye’ye seyahat eden kişilerin riskli olarak değerlendirilmeleri konusunda da açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Güner, “Bir grubu genel olarak yaftalamak doğru değildir. Hastalık, pek çok bölgede görülebilir ve sadece belirli bir gruba özgü olarak tanımlamak yanıltıcıdır. Bu tür ayrımcılık, Covid-19 sürecinde de yaşanmıştı.” ifadelerini kullandı.

En az 10 karakter gerekli