Mayıs ayında enflasyonun piyasa beklentilerini aşması ve enerji maliyetini büyük ölçüde etkileyen İran kaynaklı jeopolitik gelişmeler, gözlerin 3 Haziran’da açıklanacak mayıs verilerine yönelmesine neden oldu. Ancak uzun tatil dönemi nedeniyle veri akışının nasıl işleyeceği konusunda soru işaretleri de gündeme geldi. Ekonomist Deniz Eresen, mayıs ayında yaşanan uzun tatilin veri tedarikinin güvenilirliğini zedeleyebileceğini belirtti.

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı, hafta sonları ve Kurban Bayramı tatili dikkate alındığında mayıs ayında toplam 17 günlük bir tatil dönemi oluştuğu vurgulanıyor. Eresen, “22 Mayıs Cuma gününü izleyen ilk iş gününün 1 Haziran Pazartesi’ye denk gelmesi, ayın son haftasına ait verilerin yeterliliği konusunda kaygıları artırıyor” dedi. TÜİK’in enflasyon hesaplamasında 81 il ve 239 ilçeden gelen verileri esas aldığı hatırlatılırken, TÜFE sepetindeki 428 madde ve 972 çeşit mal/primden oluşan bir yapı bulunduğu, aylık toplam 636 bin 640 fiyat gözlemi yapıldığı ifade edildi.
Aynı zamanda kira verilerinin elde edildiği 39 bin 70 iş yeri ile 5 bin 246 konutun verileri toplama sürecine dahil edilmekte ve saha çalışmaları, barkod taramaları ve web kazıma gibi yöntemlerle veri derlenmektedir. Ancak 23-31 Mayıs arasındaki tatil dönemi ölçüm kalitesinde tartışmaları beraberinde getiriyor. Eresen, özellikle hizmet sektörü, ulaşım ve turizm gibi alanlarda fiyat hareketlerinin zamanlamasının belirleyici hale geldiğini belirtiyor.
Nisan ayı için aylık enflasyon %4,18 ve yıllık artış %32,37 olarak kaydedildi. Mayıs ayında dezenflasyon baskısının güç kaybetmesi olasılığına ilişkin görüşler güç kazanırken, geçen yıl mayısında açıklanan %1,37’lik aylık artışın altında bir verinin gelmesinin zor göründüğü ifade ediliyor. Ayrıca mayıs başında TÜİK Başkanı’ndaki değişimin ardından açıklanacak ilk verinin yalnızca manşet rakamıyla sınırlı kalmayıp alt kalemler ve metodolojiye ilişkin eğilimleri de dikkatle izleneceği belirtiliyor.