DOLAR 44,3346 0.01%
EURO 51,3419 -0.05%
ALTIN 6.401,46-3,28
BITCOIN 3063288-2,24%
İstanbul

HAFİF YAĞMUR

  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
Ramazan’da Kalp Sağlığına Dikkat: Oruç Tutarken Nelere Dikkat Edilmeli?

Ramazan’da Kalp Sağlığına Dikkat: Oruç Tutarken Nelere Dikkat Edilmeli?

ABONE OL
1 Mart 2025 01:36
Ramazan’da Kalp Sağlığına Dikkat: Oruç Tutarken Nelere Dikkat Edilmeli?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ramazan’da Kalp Sağlığına Dikkat!

Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ceyhun, Doğu Anadolu Bölgesi ile özellikle Erzurum’da et ve et ürünlerinin fazla tüketilmesinin, Akdeniz ve Ege bölgelerine göre damar tıkanıklığı, diyabet ve hipertansiyon gibi sağlık sorunlarının daha sık görülmesine yol açtığını belirtmektedir. Bu bağlamda, hipertansiyon, damar tıkanıklığı, diyabet ve kalp yetmezliği gibi kardiyovasküler hastalıkları olan bireylerin, kolesterol ve tuz alımını kısıtlaması gerektiğini vurgulamaktadır.

Ceyhun, Ramazan ayında aç kalmanın kardiyovasküler sistem üzerinde olumlu etkileri olabileceğini, fakat bunun için metabolizmayı bu duruma alıştırmanın önemli olduğunu ifade ediyor. Ani açlıkların ve Ramazan’ın ilk gününde meydana gelen ani kan şekeri düşüklüğünün, kardiyovasküler sistem üzerinde kalp krizini tetikleyebilecek unsurlar arasında yer aldığını belirtiyor. Bu nedenle, Ramazan öncesinde vücudu açlığa alıştırmayı öneriyor.

Kalp sağlığı açısından, ciddi bir kalp yetersizliği olmayan ve kalp kasılma gücü yüzde 50-55’in üzerinde olan bireylerin oruç tutmalarında bir sakınca bulunmadığını aktaran Ceyhun, kalp damar tıkanıklığına sahip olanların büyük çoğunluğunun diyabet ve şeker hastası olduğunu ifade ediyor. Bu durumun, ani şeker düşüklüğü ve ani yüksek şeker seviyeleriyle organlarda sorunlara yol açabileceğini vurguluyor.

Özellikle şehirde iftar saatinde kıyma ve kadayıf dolması gibi kalorisi yüksek ve lipit içeriği fazla olan yiyeceklerin çok tüketildiğine dikkat çeken Ceyhun, kalp damar hastalığı olan bireylerin Ramazan’ın ilk 10 günü boyunca bu tür besinlerden uzak durmalarının faydalı olacağını dile getiriyor. Uzun süreli açlık sonrasında ani yükselen kan şekeri ve yağ metabolitlerinin kalbe zarar verebileceğini, bunu çok soğuk havalarda arabanın motorunu yüksek devirde çalıştırmaya benzeterek açıklıyor.

Ceyhun, kalp sağlığı için, tıka basa yemekten ziyade öğünlerin iftar ve sahur arasında dengeli bir şekilde yayılmasının daha faydalı olduğunu belirtiyor.

Kalp Yetersizliği Olanlara Oruç Tavsiye Edilmiyor

Baypas ameliyatı geçiren, stent takılan, hipertansiyonu olan veya anjiyo olmuş bireylerin oruç tutmaları konusunda sıkça soru aldıklarını belirten Ceyhun, kalp krizinden dolayı kalp yetmezliği yaşayanların oruç tutmalarını istemediklerini ifade ediyor. Uzun süre susuz kalmanın kalbin pompa fonksiyonunu olumsuz etkileyebileceğini ve böbreklerde sorun yaratabileceğini vurguluyor. Eğer bireyin kalp yetmezliği yoksa ve son bir ay içerisinde kalp krizi geçirmemişse, bu kişilerin oruç tutmalarında bir engel olmadığını belirtiyor.

Ceyhun, eğer birey Ramazan öncesinde bu adaptasyonu sağlıyor ve vücudu oruca hazırlıyorsa, bu hastaların oruç tutmasının kalp sağlığı açısından faydalı olacağını ifade ediyor. Ancak, iftarda aşırı ve kontrolsüz bir şekilde yemek yemenin kalp krizini tetikleyebileceğine dikkat çekiyor.

“Kalp Krizleri Ramazan’da İftar ya da Sahurdan Sonra Meydana Geliyor”

İftarda kontrolsüz bir şekilde yemek yemenin kalp krizini tetikleyebileceğini vurgulayan Ceyhun, uzun süren açlık sonrası iftarda aşırı tüketimin ani kan şekerinin yükselmesine ve lipit profilinin bozulmasına yol açabileceğini belirtiyor. Bu durumun kardiyovasküler tehlikelere neden olabileceğini ifade ederek, kalp rahatsızlığı olan veya olmayan herkesin iftarda daha kontrollü bir şekilde tüketim yapmasının önemli olduğunu kaydediyor. İlk 10 gün atlatıldıktan sonra vücudun bu duruma ciddi bir adaptasyon sağladığını belirten Ceyhun, özellikle Ramazan döneminde kalp krizlerinin iftar ya da sahurdan sonra sıklıkla meydana geldiğini dile getiriyor.

En az 10 karakter gerekli