ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela’daki petrol altyapısının tamamının yeniden inşa edilmesi gerektiğini savundu. Yatırımların boyutunu vurgularken, yeniden inşa sürecinde en az 100 milyar doların harcanacağını ve bu petrol kaynaklarının inanılmaz kalitede olduğunu belirtti. Fox News ile yaptığı röportajda, ABD’nin Venezuela’daki durum ve muhalefetle ilgili görüşmeleri hakkında açıklamalarda bulundu.
Görüşü yansıtmak amacıyla Beyaz Saray’daki toplantılarda petrol şirketlerinin yöneticileriyle bir araya geleceğini söyleyen Trump, Venezuela’da tüm petrol altyapısının yeniden yapılandırılacağını ve bunun büyük bir finansman gerektireceğini ifade etti. Seçim süreçlerine dair eleştirel yorumlarda bulunan Trump, karşı tarafın seçimleri nasıl yapacağını bilemediğini iddia etti ve nihai olarak seçimlerin yapılacağını belirtti.
Trump, Küba ile Venezuela arasındaki ilişkinin para ve petrol üzerinden kurulduğunu ileri sürerek, Venezuela’ya dayanışmanın uzun süredir devam ettiğini savundu. Maduro’nun ikametgahının güvenlik güçleriyle çevrili olduğu ve “kalelerin ortasına girdiklerini” belirten Trump, bu baskın atmosferin kimsenin zarar görmeden yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca uyuşturucuların deniz yoluyla sevkine karşı alınan tedbirleri öne çıkararak, kartellerin ülkede yarattığı tehlikeye dikkat çekti ve ülkesinin karaya yönelik operasyonlarını yükselteceğini söyledi.
Venezuelalı muhalefet lideri Machado’nun Nobel Barış Ödülü’nü Trump’a vermesi konusundaki soruya ise bunu büyük bir onur olarak kabul edebileceğini ifade etti. Trump, Orta Doğu’da geçmişteki savaşların ardından şu anda bölgede “barış olduğu” iddiasını savundu; petrol arzının zarar gördüğü döneme kıyasla durumun olumluya döndüğünü belirtti. Gazze konulu ateşkes sürecine katılan 59 ülkenin yardıma yönelik isteklerini hatırlatarak, bu süreçlerin güvenlik açısından önemine değindi.
Monroe Doktrini konusundaki sözlerin kendisi tarafından kullanılıp kullanılmadığı sorusuna ise bunu başkalarının ifade ettiğini söyledi ve bu yaklaşımın dünyanın bu kısmı için güvenlik anlamına geldiğini vurguladı. İran’daki gösterilere de değinen Trump, sert sözlerle uyarılarını sürdürdü ve gerektiğinde ülkesinin ciddi adımlar atmaya hazır olduğunu söyledi.