
Ağrılı ve döküntülü bir hastalık olan zona (varisella zoster), son zamanlarda sıkça duyduğumuz bir sağlık sorunudur. Cilt Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Burhan Engin, bu hastalığın özellikle stres ve bağışıklık sisteminin zayıfladığı durumlarda ortaya çıktığını vurguluyor. Zona hakkında bilinmesi gereken önemli noktaları şu şekilde sıralayabiliriz:
Bulaşıcı Mıdır?
Zona hastalığı, bir tür herpes virüsü olan “varisella zoster” (VZV) virüsünden kaynaklanır. Bu virüs, yıllar önce su çiçeği enfeksiyonuna yakalanmış kişilerin vücudunda saklanır ve sinir köklerinde uyku halindedir. Zona, virüsün yaş ilerledikçe veya bağışıklık sisteminin zayıflamasıyla yeniden aktifleşmesi sonucu meydana gelen viral bir hastalıktır. Hiç su çiçeği geçirmemiş veya su çiçeği aşısı olmamış kişiler, zona olan bir kişiden bu virüsü alabilir ve su çiçeğine yakalanabilirler. Virüs, derideki su dolu kabarcıklara temas yoluyla su çiçeği geçirmemiş bireylere bulaşabilir. Bu nedenle, zona enfeksiyonu geçiren kişilerin, su çiçeği geçirmemiş hamile kadınlar, bağışıklık sistemi zayıf olanlar ve kanser hastalarından izole olmaları gerekmektedir.

Kimlerde Görülür?
Su çiçeği geçirmiş herkesin zona olma ihtimali olsa da, bu hastalık her bireyde görülmez. Bazı risk grupları bulunmaktadır. En önemli etkenler yaş ve bireyin bağışıklık sistemidir. Bağışıklık sistemi baskılanmış veya vücut direnci düşmüş kişilerde zona gelişme riski artar. Kanser hastaları, kemoterapi tedavisi görenler, HIV (AIDS) enfeksiyonlu bireyler, lösemi, lenfoma, organ nakli yapılan hastalar, otoimmün hastalığı olanlar ve bu nedenle bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullananlar ile romatizma hastaları risk altındadır. Ayrıca, ateş, yoğun stres, güneş yanığı ve fiziksel travma gibi durumlar da riski artırır. 50 yaş ve üzeri kişilerde bu risk çok daha fazladır. Hatta 50 yaş üstü hastalarda, döküntüler kaybolduktan sonra bile o bölgede ağrı devam edebilir; bazı hastalarda ağrı aylarca hatta yıllarca sürebilir.
Aşısı Ne Kadar Etkilidir?
Aşı, zonaya yakalanma riskini tamamen ortadan kaldırmasa da, hastalığın seyrini hafifletir ve şiddetini ile hastalık sonrası görülen uzun süreli sinir hasarına bağlı ağrı riskini azaltabilir. Bu nedenle, özellikle yaş ilerledikçe artan risk nedeniyle 50 yaş üzerindeki bireylerin ve bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerin aşılanması şiddetle tavsiye edilir.
Nasıl Anlaşılır?
Zona hastalığında, öncelikle vücudun sağ veya sol tarafında yani tek taraflı yanma, batma, uyuşma, kaşıntı ve şiddetli ağrı şikayetleri ortaya çıkar. Birkaç günün ardından o bölgede içi su dolu kabarcıklar oluşur. Hastalık, genellikle 2-3 hafta sürer, fakat bazen daha uzun sürebilir. Ayrıca, zonanın yorgunluk ve ateşe yol açabileceği durumlar da gözlemlenebilir. Nadiren yüz, göz veya kulak bölgesinde tutulum yapabilir; bu gibi durumlarda görme veya duyma kaybı gibi önemli sorunların önlenmesi amacıyla acil tedavi gereklidir.
Tedaviye Neden Erken Başlanmalı?
Zona tedavisine, hastalığın başlangıcından itibaren ilk 72 saatte başlanması önerilmektedir. Asıl amaç, ağrı kontrolü sağlamak, bakteri enfeksiyonlarını engellemek ve postherpetik nevralji (zona iyileştikten sonra ağrıların devam etmesi) gelişme riskini sınırlandırmaktır. Tedavi sürecinde antiviral ilaçlar kullanılmaktadır. Ek olarak, yaşlı hastalarda yatak istirahati ve ağrı kontrolü için ek tedavi yöntemleri önerilebilir.
