28 Şubatta İran’a karşı başlayan ve hızla bölgeye yayılan çatışmalar, turizm ve havacılık sektörlerinde belirgin bir küçülmeye yol açtı. AA’nın Körfez’de Savaşın Bilançosu dosyasının bu bölümünde, savaşın izlerinin bölgenin turizm ve hava taşımacılığı üzerinde nasıl kendini gösterdiği ele alınıyor. Savaşın başlangıcından itibaren enerji üretimi, ticaret yolları ve lojistik gibi alanlarda derin etkiler ortaya çıktı; Körfez ülkelerinin ekonomileri bu baskıya karşı savunmasız kaldı ve hava yolu seferleri ile turizm akışı önemli ölçüde sekteye uğradı. Günlük turizm harcamalarında kayıp en az 600 milyon dolar olarak hesaplanıyor, ve ilk 20 günde turizm gelirlerinde 12 milyar dolarlık bir kayıp öngörülüyor. Ancak bu rakam sadece turist harcamalarını kapsıyor; operasyonel zararlar, yakıt maliyetlerindeki artış ve iptal edilen bağlantılar bu hesaplamaya dahil değildir. Böylece toplam ekonomik etki, çok daha büyük olabilir.
HAVACILIK SEKTÖRÜ PANDEMİDEN SONRAKİ EN BÜYÜK KRİZİNİ YAŞIYOR Savaşın başlamasıyla hava sahalarının kapanması ve artan güvenlik riskleri, küresel havacılıkta pandemiden sonra görülen en sert düşüşlerden birini tetikledi. İlk 24 saatte bölge genelinde 3 bin 400’ün üzerinde uçuş iptal edildi; ardından iptal ve ertelemeler sürmeye devam etti. Avrupa merkezli firmalar Orta Doğu seferlerini azaltırken bazıları tamamen durdurdu. THY ve Pegasus da bölgede yüksek riskli rotalardan seferleri geçici olarak durdurdu. Emirates ve Etihad ise sınırlı kapasiteyle, kısıtlı hava sahası koridorları üzerinden çalışmaya çalıştı. Bu durum, Orta Doğu’nun transit rolünü ve küresel uçuş ağını doğrudan etkileyerek maliyetleri artırdı.
BÖLGESEL MERKEZLER CİDDİ HASAR ALTINDA Dubai, Abu Dabi, Doha ve Bahreyn gibi merkezler normalde günde yüz binlerce yolcuya hizmet verirken, çatışmalar nedeniyle operasyonlarında kesinti yaşanıyor. Dubai Uluslararası Havalimanı 2025 itibarıyla dünya rekoru kıran yolcu sayısına ulaşsa da bugünlerde bazı uçuşlar duruyor. Hamad Uluslararası, hava sahasının kapanması nedeniyle bağlantı uçuşlarını etkiliyor. Umman ise sivil tahliye uçuşları için açılan sınırlı koridorla öne çıkıyor; bu durum turistik seyahatleri ciddi biçimde kısıtlıyor.
REZERVASYONLARDA TAHRİBAT Güvenlik endişeleri ve ulaşım sıkıntıları sektörde talep daralmasına yol açtı. Özellikle Dubai’de savaşın ilk haftasında çok sayıda otel rezervasyonu iptal edildi; oteller doluluklarını korumak için fiyatları düşürmeye gitti. Kuveyt ve Bahreyn’de turizm faaliyetleri de yavaşlarken bazı oteller, tahliye durumundaki yabancı ziyaretçilere hizmet veriyor. BAE ise konaklama masraflarını karşılayacağını açıkladı; büyük otel zincirleri müşterilerine esnek politikalar sunuyor.
Dubai ve Abu Dabi’nin İmajı Zor Zamanlar Yaşatıyor Son yıllarda lüks turizm ve iş seyahatlerinin merkezi olan bu şehirler, çatışmaların etkisiyle “güvenli liman” imajını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya. Şubat sonundan itibaren artan güvenlik uyarıları ve siren sesleri, turizm sezonunun en yoğun dönemlerinden biri olan mart ayında bile hareketliliğin beklenen düzeyde olmamasına yol açtı. Turistler alternatif destinasyonlara yönelirken Orta Doğu ve Doğu Akdeniz hattında rezervasyon iptalleri arttı. 2026 yılında uluslararası ziyaretçi harcamalarından beklenen 207 milyar dolar gelir riske girdi; günlük kayıpların sürmesi halinde ek milyarlarca dolarlık kayıplar oluşabilir. Turizmdeki küçülme sıcak yüzeyi olan konaklama, yemek, ulaşım ve Perakende dahil geniş bir sektörü etkiliyor.
SUUDİ ARABİSTAN’A YÖNELİK ETKİLER Vizyon 2030 hedefleriyle çeşitlendirme çabasında olan Suudi Arabistan, çatışmaların etkisini hissediyor. Mega projelerin inşası ve tanıtımı yavaşlarken hava sahası kısıtlamaları uluslararası uçuşları olumsuz etkiledi. Medine ve Mekke ziyaretçi sayısında da düşüşler bildiriliyor.