CHP Plan ve Bütçe Komisyonu üyeleri, 8. kez getirilen varlık barışı düzenlemesini ve İstanbul Finans Merkezi’ne yönelik tasarıyı eleştiren bir muhalefet şerhi kaleme aldı. Şerhte, ‘varlık barışı’ kapsamında kaynağı belirsiz ve suç geliri olabilecek kazançların Türkiye’ye girişinin kolaylaştırılacağına dikkat çekildi. Kanun teklifinin 7 farklı yasa üzerinde değişiklik öngören paket içinde yer aldığı ve komisyon tarafından kabul edildiği, TBMM Genel Kurulu’nda görüşmelere ise gelecek günlerde başlanmasının beklendiği belirtildi.
Gözden geçirilen maddeler hakkında yapılan değerlendirme, düzenlemelerin görünürde dış kaynak ihtiyacını karşılayıcı ve sıcak parayı teşvik edici bir amaç taşıdığı yönünde. Ancak kaydı soyut olan bu avantajların, kaynağı suç geliri olabilecek katma değerlerin “sorgulanmadan ve denetimden muaf” şekilde Türkiye’ye transferine olanak tanıyabileceği vurgusu şerhte kendine yer buldu. Vergi cenneti olma riskine dikkat çekildi ve kanun teklifindeki bazı hükümlerle Türkiye’nin, vergi savaşlarıyla mücadele etmek yerine kendi kendisini vergi cennetine dönüştürebileceği ifade edildi.
“Bu düzenlemeler, Türkiye’de bulunmasına karşın farklı yöntemlerle vergisiz ve kayıtsız biçimde yurtdışına aktarılan kaynakların, sürekli ve kesintisiz varlık barışı uygulamasıyla vergisiz ve denetimsiz transferini kolaylaştırabilir” diye aktarılıyor.
Kara para akışını kolaylaştırır mı? Şerhte, Anayasa’ya aykırı olabileceği savunulan bu düzenlemenin, kaynağı belirsiz paraların denetimsiz olarak ülkeye girişine zemin hazırlayabileceği ifade edildi. Şartların yerine getirilmesi durumunda bile vergi incelemesi ve tarhiyatının uygulanamayacağını öne sürerek, kara para ile mücadeleyi güçleştirebileceği uyarısında bulunuldu.
Meclis’in niteliği ve işleyişi üzerinde eleştiri Şerhte, farklı konuların tek bir metinde toplandığı bir torba yasa uygulamasının Meclis’in “hakim norm” haline gelmesine yol açtığı, komisyonların işlevlerini zayıflattığı ve milletvekillerinin kapasitesinin altında bir yasama süreci doğurduğu kaydedildi. Ayrıca Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin mevcut uygulamalarıyla TBMM’nin işlevselliğinin zayıfladığına değinildi.