Adana’da düzenlenen ve üç gün boyunca devam edecek olan “8. Çukurova Gastro-İntestinal Hastalıklar ve Cerrahisi Kongresi” kapsamında, Adana Şehir Hastanesi’nde çeşitli mide ve bağırsak sistemi cerrahileri başarıyla gerçekleştirildi. Bu etkinlik sayesinde, bölgedeki çok sayıda asistan ve genç cerrah, alanında uzman deneyimli doktorlardan doğrudan pratik eğitim alma fırsatı yakaladı. Ayrıca, kongre kapsamında düzenlenen bilimsel toplantılar ve panellerde, yeni gelişmeler ve tedavi yöntemleri detaylı şekilde paylaşıldı.

Kongre sırasında ameliyatlara katılan Ankara’dan gelen Prof. Dr. Bülent Menteş, cerrahinin yalnızca teknik değil, aynı zamanda bir sanat olduğunu vurguladı. Batıda en sık görülen hastalıkların başında hemoroid ve anal fissürlerin geldiğini belirten Menteş, bu hastalıkların modern yaşam tarzının getirdiği çeşitli faktörlerden kaynaklandığını ifade etti. Modern yaşamın getirdiği stres, hareketsizlik ve yanlış beslenme alışkanlıklarının bu hastalıkların yaygınlaşmasında etkili olduğunu dile getiren Menteş, sağlıklı bir yaşam biçimi ve düzenli tuvalet alışkanlıkları ile bu tür sorunların önüne geçilebileceğine dikkat çekti.

Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ömer Alabaz, kongreye yaklaşık 500’e yakın katılım olduğunu ve bölgedeki mide, kolon ve rektum kanseri oranlarının yüksekliğinden bahsetti. Alabaz, bölgedeki yeme alışkanlıklarının bu hastalıkların oluşumunda önemli bir rol oynadığını belirterek, özellikle yanık et tüketimi ve kırmızı etin fazlalığı gibi faktörlerin riskleri artırdığını söyledi. Ayrıca, bu hastalıkların oluşumunu engellemek için sağlıklı beslenme ve düzenli kontrollerin önemine vurgu yaptı.

Kolorektal kanser vakalarını yöneten ve cerrahi müdahale yapan Prof. Dr. Alper Sözütek, bölgede bu hastalığın 20’li yaşlara kadar indiğine dikkat çekti. Sözütek, özellikle erken teşhisin ve düzenli taramaların hayat kurtardığını vurguladı. Bir hastanın, rektum tıkanıklığı nedeniyle acil müdahale gerektiren ciddi bir vaka olduğunu ve hastaların erken dönemde kolonoskopi yaptırmalarının önemine değindi. Ailede genetik yatkınlık veya risk faktörü olan kişilere özellikle erken yaşta tarama önerisinde bulundu. Ayrıca, gençlerde de artış gösteren bu hastalıkların, toplumda farkındalık yaratılmasının gerekliliğine değindi.
Prof. Dr. Sözütek, kolorektal kanserin bazen belirti vermeden ilerleyebildiğine işaret etti. Özellikle 40 yaş ve üzerindekilerde, tuvalet alışkanlığında değişiklik, bulantı, kusma, kanama ve karın şişliği gibi belirtiler ortaya çıkıyorsa, vakit kaybetmeden doktora başvurulması gerektiğini söyledi. Ayrıca, rutin taramaların ve kolonoskopi kontrollerinin, erken teşhiste önemli rol oynadığını belirtti. Halk arasında yaygın olan “Bağırsaklarım dışarı çıkacak” korkusunun, erken müdahalelerle aşılabileceğine ve bu hastalıkların tedavisinin mümkün olduğuna dikkat çekti.