Robert Koch Enstitüsü (RKI), nisan ayı sonunda yayımladığı detaylı raporla, ülkede difteri vakalarının beklenenden çok daha hızlı yayıldığını ve bu durumun kamu sağlığı açısından büyük bir endişe kaynağı olduğunu açıkladı. Özellikle ST-547 dizi tipine ait enfeksiyonlarda belirgin bir artış gözlemlenmekte olup, RKI bu gelişmeyi dikkatle izlemektedir.
Enfeksiyonların 2022 yılından itibaren kayda alınmaya başlandığını belirten kurum, vaka sayısındaki artışın yalnızca sayısal değil, aynı zamanda farklı risk gruplarını da kapsadığını vurguladı. Ülkede eskiden sadece mülteciler arasında sınırlı kalan difteri, artık evsizler, uyuşturucu bağımlıları, aşı koruması olmayan yetişkinler, yaşlılar ve kronik hastalıkları bulunan kişiler gibi daha geniş ve savunmasız nüfus kesimlerini etkiliyor.
RKI’nin raporunda, enfeksiyonların iki ana kategoriye ayrıldığını görmekteyiz. İlk kategori, Haziran 2023’ten itibaren 15’in üzerinde vaka ile kendini gösteren kutanöz (cilt) difteri olgularıdır. İkinci kategori ise, Ocak 2024’ten itibaren Berlin ve diğer eyaletlerde kayda geçen en az on vaka olup, bunların beşi solunum yolu difteri formundadır. Bu durum, hastalığın sadece ciltte değil, solunum yollarında da ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğinin göstergesidir.
Almanya’da genel nüfusun büyük çoğunluğu difteri aşısını yaptırmış olsa da, vaka sayılarında artış devam ediyor. MSD Manuals ve Daimi Aşılama Komitesi (Stiko), özellikle çocuklarda olmak üzere, aşılama takvimine uyumun ve düzenli hatırlatma dozlarının yapılmasının hayati önem taşıdığını vurguluyor. Koruyucu bağışıklığın sağlanabilmesi için, son beş ila on yıl içinde tam aşı takvimine uygun olunması gerekir.
RKI de, özellikle solunum yolu difterisinin ciddi ve ölümcül sonuçlara yol açabileceğine dikkat çekiyor. Solunum yolu difteri belirtileri arasında boğaz ağrısı, yutma güçlüğü, yüksek ateş (39 °C’ye kadar), boyun lenf bezlerinin şişmesi, ses kısıklığı ve nefes alırken duyulan hırıltılı ses (stridor) bulunuyor. Ayrıca, cilt difterisinde, yaraların üzerinde yağlı ve tortu benzeri kabuklanmalar oluştuğu belirtiliyor.
Bavyera Eyaleti Sağlık ve Gıda Güvenliği Ofisi’ne (LGL) göre, difteri enfeksiyonunun kuluçka süresi genellikle iki ila beş gün arasında değişmekte, nadiren de olsa bu süre on güne kadar uzayabilmektedir. Uzun süreli koruma için aşılama takvimine uyum sağlamak büyük önem taşımaktadır.
RKI, özellikle çocuklarda görülen ve daha tehlikeli olan laringeal difteri vakalarının, solunum yollarının tıkanmasına neden olup, bu durum boğulmaya yol açabilir şeklinde uyarıda bulunuyor. Bu klinik tablo, halk arasında “boğulma meleği” olarak da adlandırılmakta ve acil müdahale gerektirmektedir.
1
Avrupa Birliği’nin Hayvan Refahı ve Sahipsiz Hayvan Sorunu İle İlgili Çalışmaları
2
New Jersey’deki Gizemli Dronlar ve Radyoaktif Materyal Arayışı
3
Kritik Altyapıların Kesintiye Uğrayabileceği Günlerde Evde Nakit Bulundurmanın Önemi
4
2024 Yılı Ülkelerin Güvenlik Durumu: En Güvenli ve En Tehlikeli Ülkeler
5
Leicestershire’da Roma Dönemine Ait Tarihi Hazine Bulundu