BAE’nin, ABD ve İsrail ittifakının İran’a karşı yürüttüğü operasyonlarda gizli bir rol üstlendiği iddiaları, Batı basınında yeni bir boyut kazanıyor. İran’a yönelik hava saldırılarında baskın bir sahne alan emirlik, rafineriler ve ekonomik merkezler üzerinden vurucu hamleler gerçekleştirdi. Sızdırılan bilgilerde, BAE’nin insansız hava araçları ve füzelerle yapılan saldırıların perde arkasında kaldığı ve resmen doğrulanmadığı belirtiliyor; bu durum, Basra Körfezi bölgesinde kilit öneme sahip bir rafineriyi hedef almasıyla gündeme geldi.
Adresli bir hedef olarak lanse edilmeyen saldırılar, ensesindeki kritik noktalardan biri olan Lavan Adası’ndaki tesislere yönelmiş görünüyor. Olaylar, Trump yönetiminin beş haftalık yoğun hava harekatının ardından ateşkese geçileceği dönemin başlarında patlak verdi. Saldırının ardından rafinerideki kapasite uzun bir süre için devre dışı kaldı ve petrol üretimi zarar gördü. İran ise bu gelişmelere karşılık olarak BAE ve Kuveyt’e yönelik çok sayıda füze ve İHA saldırısı gerçekleştirdi. Bu süreç, ABD’nin ateşkes sürecinin tam olarak yürürlüğe girmemiş olduğu bir dönemde ittifaklarının savaşta kalmasını “memnuniyetle karşılayan” bir tutum sergilediğini yansıtıyor.
Körfez bölgesindeki analistler, bir Körfez Arap ülkesinin doğrudan İran’a karşı çatışmada rol almasının bu denli kritik bir adım olduğuna dikkat çekiyor. Esfandiary, bu adımın bölgedeki gerilimi daha da derinleştirdiğini ve Tahran yönetiminin bu gelişmeyi diğer Körfez ülkeleriyle arabuluculuk çabalarını bozacak bir etken olarak kullanabileceğini belirtiyor.
Emirliklerin sabrı ve güvenlik perspektifi konusunda da gündemdeler. Dubai’nin İran’a karşı fırlatılan saldırılarında kayda değer bir yoğunluk söz konusu oldu ve bu durum, BAE’nin hava sahası ve turizm üzerinde ağır etkiler yarattı. Yetkililer, BAE’nin güvenlik politikalarını gözden geçirirken, İran’ın bölgedeki kuvvetlerini boğmak için attığı adımları “ülkenin ekonomik modeline yönelik tehditler” olarak nitelendiriyorlar. Bölgesel yetkililer, ABD ile ortak askeri operasyonları daha da derinleştirme eğilimini sürdürdüklerini savunuyor; bu da BAE’nin askeri kapasitesinin ve diplomatik ağırlığının giderek güçlendiğini gösteriyor.
Envanterinde gelişmiş F-16’lar ve Mirage gibi uçakları barındıran BAE ordusunun, yakıt ikmali ve gelişmiş istihbarat olanaklarıyla bölge savunmasında önemli bir konumda olduğu değerlendiriliyor. Emekli General Dave Deptula, BAE’nin “hassas vurma kapasitesi, hava savunması ve lojistik konularında güçlü” olduğunu ifade ederek, bu tür bir kuvvetin İran’ın saldırılarına karşı kayıtsız kalmamasının mantıklı olduğunu belirtti. Ayrıca ekonomik yaptırımlar da gündeme gelerek Dubai’deki İran bağlantılı kurumların kapatılması ve İran vatandaşlarına yönelik vizelerle hareket alanının sınırlanması gibi adımlar atıldı.
1
Avrupa Birliği’nin Hayvan Refahı ve Sahipsiz Hayvan Sorunu İle İlgili Çalışmaları
2
New Jersey’deki Gizemli Dronlar ve Radyoaktif Materyal Arayışı
3
Kritik Altyapıların Kesintiye Uğrayabileceği Günlerde Evde Nakit Bulundurmanın Önemi
4
2024 Yılı Ülkelerin Güvenlik Durumu: En Güvenli ve En Tehlikeli Ülkeler
5
Leicestershire’da Roma Dönemine Ait Tarihi Hazine Bulundu