Emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, son dönemde piyasalardaki gelişmeleri ve özellikle Merkez Bankası’nın bugün açıklayacağı faiz kararını detaylı şekilde değerlendirdi. Ayrıca küresel ekonomik hareketler, emtia fiyatlarındaki son durumlar ve altın alımına ilişkin önerilerini paylaştı. Ergezen, bu toplantıda faiz indirimine gidilmesinin oldukça zor olacağını ve Merkez Bankası’nın önümüzdeki dönemde daha temkinli bir yaklaşım sergileyeceğini vurguladı.

“Merkez Bankası’nın bu ortamda faiz indirimi yapması oldukça güç. Temkinli davranacak ve piyasaları dikkatli bir şekilde gözlemleyecektir. Savaş ortamının devam ettiği şu günlerde, maliyetlerin artması ve enflasyonist baskıların yükselmesi nedeniyle faizlerde büyük bir değişiklik beklenmiyor. Ancak, küresel gelişmeler ve mali politikalar göz önüne alındığında, faizlerin temmuz ayına kadar indirilmesi ihtimali masada tutulabilir” şeklinde değerlendirdi.
Ergezen, küresel piyasalarda yaşanan gelişmelerden bahsederek, Federal Reserve’in (Fed) de İsrail-İran savaşına dair açıklamalar yaptığını ve bu savaşın enflasyon üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğine işaret etti. “Fed’in faiz politikası üzerinde savaşın ve jeopolitik risklerin etkisi büyük. Faiz indirimi ihtimalini düşük görüyorum, ancak piyasa koşullarına göre 100 baz puanlık bir indirim de gerçekleşebilir” dedi.
Savaşın ekonomik etkilerinin henüz tam anlamıyla ortaya çıkmadığını belirten Ergezen, doğal gaz ve enerji fiyatlarındaki hafif artışlara dikkat çekerek, “İlerleyen günlerde bu artışların genel ekonomiye nasıl yansıyacağını göreceğiz. Merkez Bankası, piyasa istikrarını koruma konusunda oldukça dikkatli ve bu nedenle sürpriz bir karar beklenmiyor” ifadelerini kullandı.
Savaşın ve maliyet artışlarının enflasyon üzerindeki baskıyı artırdığını vurgulayan Ergezen, ekonomik aktivitenin yavaşlamaya başladığını belirtti. “Daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir politika, önümüzdeki toplantılarda alınacak. Faiz indirimleri için en uygun zamanın ise temmuz ayı olabileceği öngörülüyor” dedi.
Altın fiyatlarındaki yükseliş trendine dikkat çeken Ergezen, “2025 yılı itibarıyla altın fiyatlarındaki hızlı artışın temel nedenlerinden biri Trump döneminde yaşanan politikalar ve tarife savaşlarıydı. Nisan ayından itibaren ise ons altın için 3350 seviyesi kritik bir referans noktası haline geldi. Fiyatlar bu seviyelerin etrafında dalgalanıyor” diye ekledi.
Son iki haftada yatırımcıların alternatif arayışlara yöneldiğine vurgu yapan Ergezen, “Çin’de platin alımlarında gözlemlenen artış, piyasaya yansıdı. Rüzgar hâlâ ons altına doğru eserken, yatırımcılar farklı enstrümanlara da yöneliyor. Altın-gümüş rasyosu 106 seviyesinden 92’ye geriledi. Yüksek talep hâlâ devam ediyor, ancak fiyat yükselişleri satış fırsatı da olabilir. Yeni alım yapacaklar için 3350 veya 3300 seviyeleri uygun noktalar olabilir” şeklinde uyarılarda bulundu.
Gümüş piyasasına dair de değerlendirmelerde bulunan Ergezen, “Altın-gümüş rasyosu 106 seviyesinden sonra gümüşün alternatif yatırım aracı olarak öne çıktığını gördük. Ancak, eğer altın fiyatlarında zayıflama olursa, gümüşte de geri çekilme yaşanabilir. Özellikle altın 3000 dolar seviyelerine gerilerse, gümüş de aynı yönde hareket edebilir. Gümüşün yönü ise genel ekonomik göstergelere bağlı olacak” diye konuştu.