Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Aydın Ünal, günlük tuz tüketiminin önerilen seviyelerin oldukça üzerinde olduğunu ve bunun hipertansiyon, böbrek hastalıkları, kalp-damar rahatsızlıkları, inme ve obezite gibi ciddi sağlık sorunlarıyla doğrudan ilişkilendirildiğini vurguladı. Özellikle işlenmiş gıdalar ve ekmek tüketiminin, bireylerin farkında olmadan fazla tuz almasına yol açtığını ifade etti.
FAZLA TUZ TÜKETİMİ HASTALIKLARA DAVETİYE ÇIKARIYOR
Aşırı tuz tüketiminin birçok sağlık sorununu tetiklediğini belirten Prof. Dr. Ünal, “Hipertansiyon, inme, böbrek hastalıkları, bazı kanser türleri ve obezite gibi hastalıklarla doğrudan bağlantılıdır. Özellikle yüksek tansiyon hastaları, diyabet hastaları ve böbrek sorunları yaşayan bireyler için fazla tuz alımı ciddi riskler taşımaktadır. Bunun yanı sıra, başta kalp ve böbrek hastalığı olan bireylerde, aşırı tuz alımı vücutta su tutulmasına yol açarak ödem ve nefes darlığı gibi sorunlara da neden olabilmektedir” dedi.
İYOTLU TUZ KULLANIMI ÖNEMLİ
Tuz tüketiminin azaltılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Ünal, “Tuzu azaltırken iyot eksikliğine de dikkat etmeliyiz. Ülkemiz, özellikle Karadeniz Bölgesi başta olmak üzere, iyot eksikliğinin sık görüldüğü bir ülkedir. Eğer iyotlu tuz kullanılmazsa guatr ve tiroit hastalıkları riski artabilir. Bu nedenle tuz tüketimini azaltırken, kullanılan tuzun iyotlu olmasına özen göstermek büyük önem taşımaktadır” diye konuştu.
KAYA TUZU VE HİMALAYA TUZU ARASINDAKİ FARK
Son yıllarda popülerlik kazanan kaya tuzu ve Himalaya tuzu gibi ürünlere de değinen Prof. Dr. Ünal, “Bu tuzlar pazarlama stratejileriyle öne çıkmakta. Aslında, bu tuzlar yüzde 99 oranında sodyum klorür içermektedir. İçerdikleri mineraller günlük beslenme ile zaten alınabilmektedir. Ancak rafine edilmemiş olmaları nedeniyle az miktarda farklı mineraller içerseler de, bu mineraller sağlık açısından ekstra bir fayda sağlamamaktadır. Önemli olan genel olarak tuz tüketimini azaltmaktır” ifadelerini kullandı.
EKMEK VE HAZIR GIDALAR, GÜNLÜK TUZ TÜKETİMİNİN EN BÜYÜK KAYNAKLARI
Türkiye’de aşırı tuz tüketiminin en büyük nedenleri arasında ekmek, hazır ve işlenmiş gıda tüketimi olduğunu belirten Prof. Dr. Ünal, “Tuzun büyük bir kısmını yemeklerden ve ekmekten alıyoruz. Günlük olarak sofrada eklediğimiz tuz oranı genellikle yüzde 10’u geçmemektedir. Ancak farkında olmadan en çok tuzu işlenmiş gıdalar, turşular, konserveler ve ekmek aracılığıyla tüketiyoruz. Bu nedenle sadece sofrada tuzu azaltmak yeterli olmayıp, genel beslenme alışkanlıklarını da gözden geçirmek gerekmektedir” dedi.
TUZ EKSİKLİĞİ DURUMLARINDA DESTEK ALINABİLİR
Tuzun metabolizma için önemli bir bileşen olduğunu belirten Prof. Dr. Ünal, “Bazı nadir görülen böbrek ve böbreküstü bezi hastalıklarında veya aşırı sıvı kaybı yaşayan durumlarda tuz takviyesi yapmak gerekebilir. Kusma, ishal ve aşırı terleme gibi durumlarda vücutta tuz kaybı yaşanmakta ve bu durumda doktor kontrolünde tuz takviyesi yapmak gerekli olabilmektedir. Genel popülasyon için günlük tuz tüketimini azaltmak, uzun vadede sağlığımız açısından büyük faydalar sağlayacaktır” dedi.
FAZLA TUZDAN KAÇIN, SAĞLIĞINIZI KORUYUN
Tuzun vücut için gerekli olduğunu, ancak fazlasının birçok sağlık sorununa neden olabileceğini belirten Prof. Dr. Ünal, “Günlük tuz tüketimimizi azaltmak, tansiyonumuzu dengede tutmamıza, böbreklerimizi korumamıza ve kalp sağlığımızı desteklememize yardımcı olacaktır. Daha az tuzlu beslenmeye alışmak zaman alabilir, ancak sağlık açısından uzun vadede büyük kazanımlar sağlar” diyerek sözlerini tamamladı.